• DOLAR
    7,6604
  • EURO
    8,9115
  • ALTIN
    458,62
  • BIST
    9,7897
DÜŞÜNMEK NEDİR?

DÜŞÜNMEK NEDİR?

Düşünmek bir eylemdir. Eylem nedir? Eylem harekete geçmektir. Hareket etmektir. Düşünme eyleminin hareketini neyle sağlarız? Beynimizle. Yani beynimizi harekete geçirerek düşünme eylemini gerçekleştiririz.

Düşünmek hepimizin sürekli yapmakta olduğu bir eylemdir. Sürekli düşünürüz. Hiç birimizin bu eylemi yerine getirmekte bir sorunu yoktur. Ama iyi, ama kötü, ama zararlı, ama faydalı hepimiz her gün bir şeyler düşünürüz. Gece düşünürüz, gündüz düşünürüz. Hatta, “dün gece kafama bir şeyler takıldı, düşünmekten uyuyamadım,” sözünü çok duyar, çok dile getiririz.

Düşünmek üretmenin metodolojisi. Düşünmek nedir diye sorun kendinize ve bu bir ışık olsun sizin için. Zamanın akışı yönünde, beynimizde her türlü şeyi yorumlayarak neden, sebep, sonuç ilişkisini kuralım.

Shakespeare in Hamlet inde bize şöyle anlatılır: “konuşmadan önce düşün,eylemden önce tart.” Yine Hamlet de düşünmeyle ilgili şu cümleyle karşılaşırız: “Hiçbir şey kendinde iyi ya da kötü değildir, her şey o şeyle ilgili düşüncemize bağlıdır.” Peki düşüne bilen tek varlık olarak övünen insan, yeterince düşünüyor mu?

Zaman zaman hepimiz iyi düşünülmemesinden ya da yeterince düşünülmemesinden yakınıyoruz. Hatta artık dünyada düşünmeyen insanların daha fazla olduğunu söylüyoruz. Evet haksız da değiliz. İnsanların büyük bir kısmı çok az düşünerek bütün bir hayatı omuzlayarak kolaycılığı benimsiyor. Hatta kimileri düşünceyle alay ederken, kimileri gerçekten düşündüğünü sanıyor.

Jean jacques Rousseau “Emile” ya da “Eğitim” adlı o çok ünlü kitabında düşünmenin bir eğitim sorunu ortaya koyduğunu söyleyerek şöyle demiş: “Düşünmek insan için doğal bir şey değildir. Düşünmek onun tüm diğerleri gibi öğrendiği ve çok zor öğrendiği bir sanattır. Her iki cins için birbirinden gerçek olarak ayrı iki sınıf düşünüyorum: biri düşünenler sınıfı öbürü hiç düşünmeyenler sınıfı. Bu ayrım hemen tümüyle eğitimden gelmektedir.”

Düşünce geçmiş zamanlarda genellikle duygunun karşısına konmuş, çok yerde bir duygu – düşünce karşıtlığı üzerinde durulmuştur. Buna göre çok zaman duygular büyük ölçüde tehlikeli, düşünceler ise kurtarıcı görülmüştür. Biz bu gün duygulanmanın da bir tür düşünme biçimi olduğunu bilmekte ve bunların iki ayrı alan oluşturmadığını, her ikisinin de iki ayrı kaynaktan değil, tek bir kaynaktan geldiğini görmekteyiz. Yine Jean Jacques Rousseau “Yalnız Gezerin Düşleri “ nde şöyle demiştir: “Yüreğim ve zihnim aynı bireyin değil denebilir. Yıldırımdan daha hızlı olan duygu ruhumu doldurur, ancak beni aydınlatacak yerde beni yıkar ve sarsar. Düşünmek için soğukkanlı olmalıyım.”

Her ne olursa olsun, düşünmek insan olmanın ilk koşuludur ve insan yaşamını oluşturan değişimin de belirleyici gücüdür. Biz de bu gerçeği Ernest Renan gibi olumsuzlama yoluyla şöyle anlatabiliriz: “Değişmemenin tek yolu düşünmemektir.” Öte yandan düşünmek onaylamaktan çok karşı çıkmayı düşündürür bize. Alain Badiou şöyle der: “Düşünmek hayır demektir. Dikkat edin, evet işareti, uyuyan bir adamın işaretidir. Uyanıklıkta insan, tersine, başını kaldırır ve hayır der.

Düşünmek insana, insan yaşamına bütünsel bir bakışla bakmaktır.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere,

Uzm.Pedagog Nöropsikolog

Oya Akbaş

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?