• DOLAR
    6,9717
  • EURO
    8,2043
  • ALTIN
    441,33
  • BIST
    9,1226
ÖFKEN ADABINDAN ÇOK MU?

ÖFKEN ADABINDAN ÇOK MU?

Kadın olmak zor mudur? Zor mu olmalıdır? Saçı uzun, aklı kısa mıdır? Elbette ki, “HAYIR” dediğinizi duyuyorum. “HAYIR” demek, “HAYIR” diye bilmek ne güzel bir özgürlük. Ama “HAYIR” demek bile elimizden zorla çeke çeke alınıyor. “HAYIR” deme özgürlüğüne bile sahip değiliz. Kocana hayır deme, kocanın ailesine asla hayır deme, sevgiline hayır deme, nişanlına hayır deme. En modern görünümlüsünden, okumuşundan , en cahiline erkek zihniyeti aynı. Bir kadın onlara asla “HAYIR” dememeli. Erkek evli bile olsa, bir kadını, genç bir kızı beğenmişse, o kadın ona karşılık vermeli. Verdiği karşılıktan dönmemeli. “HAYIR” artık istemiyorum, bitti dememeli. Kadının böyle bir hakkı yok. Kadın “HAYIR” derse erkeğin her türlü şiddetini hak etmiş demektir.

Hiç bir konu da cinsiyet ayrımı yapmaksızın insan olarak değerlendiririm durumu. Şiddet konusu da elbette ki insan olarak değerlendirdiğim bir konu lakin artık öyle şeyler oluyor ki maalesef sadece kadın odaklı bakmaya başladım olaya. Her gün meydana gelen ve ölümle sonuçlanan şiddet olaylarının baş rol oyuncuları erkekler çünkü. Birinden fiziksel olarak güçlüyseniz ve her ne olursa olsun bu gücünüzü karşı tarafa uygulamıyorsanız siz insansınızdır. Düşünerek hareket etmenin yitip gittiği şu zamanlarda, düşünmenin, düşünerek hareket etmenin aslında ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Biraz durup düşünmek, Allah’ın verdiği aklı kullanmaya çalışmak hiç zor olmasa gerek. “ÖFKENİN, ADABIN ÖNÜNE GEÇMEMESİ GEREKİR” ama işte sorun orada, “ADAP” kalmadı.

“ADAP” ne güzel bir kelime. “TERBİYE” aileden gelen, aileden alınan, özü aile temelleri içinde atılan. “EDEPLİ, ADAPLI” olmak. Bizim jenarasyona öğretilen yegane şey. Kız, erkek ayrımı yapılmaksızın. “Çocuğum, edepli ol, ahlaklı, terbiyeli ol.” Derlerdi büyüklerimiz bize. Biz bilirdik o kelimelerin anlamını ve öylede olmaya gayret ederdik. “Ayşe hanım teyzeciğim nasılsınız? poşetinizi verin biz taşıyalım,” derdik. Tanıyalım tanımayalım mahallede birini görünce başımızla selam verir, “günaydın” ya da “iyi akşamlar,” derdik. Büyükler de biz küçükleri korur kollar, sahip çıkardı. Büyük büyüklüğünü, küçükte küçüklüğünü bilirdi. Ne oldu da bir anda unutulu verdi tüm bu güzel ahlak ritüelleri. Biz okurken, “DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ,” ydi dersimizin adı. Ahlakın, dinin temeli olduğu öğretilirdi.

Umudumu yitirmeyeceğim, bu konularla ilgili yazmaktan, konuşmaktan, anlatmaktan vaz geçmeyeceğim. Biliyorum bir gün her şey düzelecek. Ama bunun için tüm toplumun çaba sarf etmesi gerekiyor. Sevgili annelerimizin, özgür, özgüvenli çocuklar yetiştirmek uğruna, şımarık, terbiye yoksunu çocuklar yetiştirmemelerini istiyorum.

Kadının hayır diye bildiği, hayır demenin kabul edile bilir bir şey olduğunu tüm dünyaya haykırmak gerekiyor. Kız çocuklarına daha yetişirken kurulan baskı, babaya, ağabeye boyun eğerek büyütülüp sonra da kocasına da boyun eğmesi isteniyor. Hayır demek saygısızlık adlediliyor. Oysa, hayır demek saygısızlık değil, kişinin kendi öz iradesinin dışa vurumudur. Tabi ki burada anlatmak istediğim, “her şeye hayır denmeli,” gibi bir çıkarım yapılmamalı. Her konuda olduğu gibi bu konuda da sapla samanın birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulamalıyım. Şımarıkça söylenen hayırlardan değil, kendini korumak amaçlı söylenecek olan hayırlar anlattığım. Birine acı çektirmek için söylenen hayır da bir şiddettir.

Konuşmak bir sanattır. Artikülasyon. Kendini doğru ifade teme ve doğru anlama. Kelimeleri düzgün kullanma, anlaşılır ve açık cümleler kurma. Ne istediğimizi, ne istemediğimizi düzgün, anlaşılır cümlelerle anlatma ve tabi doğru anlama. Anlamak istediğiniz şekilde değil, karşınızdakinin anlatmak istediğine kulak vererek, onun ne anlatmak istediğini dinleyerek anlamak doğru psikolojinin ana hatlarından biridir. Meslek hayatım sürecin de, yaptığım çift terapilerin de, çiftlerin birbirini anlamadığını, dinlemediğini, sadece kendi anlamak istediği gibi anladıklarını üzülerek izledim. Çiftlerden biri, ilgi, sevgi, saygı görmek istiyordur, diğer taraf bunu kapris olarak algılar ve bıktım senin bu isteklerinden der. Bu ve buna benzer çok daha vahim örnekler bitmez.

Edepli, terbiyeli, saygı, sevgi çerçevesinde yaşamak dileğiyle.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere,

Uzm. Pedagog Nöropsikolog

Oya Akbaş

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?